Edirne Ciğerci Kazım Usta
Feb 09

Az gittiki uz gittik, İstanbul’dan yola çıkıp Edirne’ye düz gittik. Edirne’ye gelipte ciğer yememek olmazmış, hatta sadece ciğer yemeğe gelenler bile varmış. Ben ciğerle arası iyi olanlardan değilim, ciğeri hiç aramam da aslında hatta olsa bile yemem ama dediler ki Ciğerci Kazım’a gideceğiz…
Masada size önce kırmızı kurutulmuş biber ikram ediliyor. Acıyla aram olmadığı için yan gözle bile bakmadım. Ama dürüst olayım, görüntüsü çok çekiciydi; yiyenler tadı içinde aynı yorumu yaptılar. Sonra geliyor Kazım Usta’dan sıcak sıcak yaprak ciğerlerimiz, yanında da ayranlarımız… İsteyene çok lezzetli bir yoğurtta getiriyorlar. Yok! Eğer bu ciğerse, daha önce yediklerim neydi? Bu lezzete ciğer demek az kalır. Başka birşey var. Öyle lezzetli ki… Sırrını öğrenmek için arada bir tezgahın arkasına bakıyorum. Yaprak yaprak kesilmiş incecik ciğerler önce una batırılıyor, sonra kızgın yağa atılıyor. Peki neden bu kadar lezzetli? Sanırım en iyi ustalardan birinin elinden olduğu için… Ya da herkesten saklayıp tezgah altı yaptıkları bir sırrı var. Ciğer için bu zamana kadar yaptığım bütün eleştirileri bir kenara atıyorum. Ve diyorum ki; ben ciğere ciğer demem Kazım Usta’dan olmadıkça…
Â

February 6th, 2009 at 12:08
Kesinlikle ve kesinlikle katılıyorum. CiÄŸer sevmeyen ben bu lezzete hayran kaldım. İdda aediyorum ki CiÄŸerci Kazım dan ciÄŸer yemediyseniz ciger yedim demeyin. Edirne’ye sırf ciÄŸer yemek için bile gidilir.