Urfa
Feb 09
Kutsanmış Åžehir, efsaneler ÅŸehri Urfa…
Urfa deyince akla tarihin doğduğu yer, Fırat, doğu insanının sıcaklığı ve tabiki efsaneler ile Hz.İbrahim geliyor.
Urfa, Hz.İbrahim’in doÄŸup büyüdüğü ÅŸehir olmasından dolayı Müslüman, Hristiyan ve Musevi dinlerinin hepsi için en kutsal 3 ÅŸehirden biridir.
Hala sıcaklığı, insanları, örf ve adetleri ve hatta evleri ile 13 bin yıllık kültürünü yaÅŸatmayı baÅŸarabilen sayılı ÅŸehirlerden…
Gaziantep, Mardin ve Adana’nın komÅŸusu olan Urfa’ya, Gaziantep otobanı üzerinden yaklaşık bir buçuk saatte varıyoruz. Hani türküde der ya; “Urfa’nın etrafı dumanlı daÄŸlar…” gerçekten ÅŸehrin içine girene kadar o daÄŸların arasında bu kadar muhteÅŸem bir ÅŸehir olabileceÄŸine ihtimal vermiyorsunuz; ta ki ÅŸehrin kokusunu duyana kadar.
Urfa’nın otelleri ve konukevleri dışarıdan gelen yerli ve yabancı turistleri ağırlamak için özenle hazırlanmış. Åžehrin her köşesinde bir tarih, bir efsane yaÅŸanmış.
Dillere destan olmuÅŸ Balıklı Göl’den baÅŸlıyoruz. Balıklı Göl’e kerpiç, taÅŸ evlerin iki sıra dizilmiÅŸ dar sokakları arasından yürüyerek gitmeyi tercih etmelisiniz.
Emin olun ki ÅŸehir size siz ÅŸehre o kadar kolay alışacaksınız ki…
Balıklı Göl’ün etrafnda sizi Urfalı küçük çocuklar karşılayacak. Türkçe, Kürtçe ve İngilizce bütün Urfa tarihini anlatabilen bu çocuklar aslında gerçek birer yerel rehber.
Sizden hiçbir talepleri yok. Ne para istiyorlar, ne de başka birşey. Sizin vereceğiniz en küçük hediyeye defalarca teşekkür edip, mutlu oluyorlar.
Bizimle birlikte yürümeye baÅŸlayan Hasan’a soruyoruz. Anlat bakalım bize deyince baÅŸlıyor Balıklı Göl’ün efsanesini anlatmaya; “Firavun kendisine karşı gelen ve bütün putları kıran Hz.İbrahim’i cezalandırmak için bugünkü balıklı gölün olduÄŸu yere 6 ay boyunca odun taşıtır ve sonunda çok büyük bir ateÅŸ yaktırır. Hz.İbrahim’i Urfa Kalesi’nden atarken, bütün odunlar balığa, ateÅŸ ise suya dönüşür. Böylece Balıklı Göl oluÅŸur. Hatta Balıklı Göl’deki balıların benekli olması odunlar yüzündenmiÅŸ. AteÅŸin su, odunların balık olduÄŸu gölün etrafı da gül bahçesine dönmüş.Nemrut, bunun üzerine Hz.İbrahim’i makamına çağırarak senin tanrın benimkinden daha büyük der ve Hz.İbrahim’i sebest bırakır, ancak kendisi inanmaz.
Balıklı Göl’ün etrafındaki gül bahçesi, Halil’ül Rahman Camii’ne bakar.
Balıklı Göl’ün hemen yakınında birbirine gizliden baÄŸlanan bir göl daha var. “Ayn Zeliha Gölü” anlamı ise Zeliha’nın gözyaÅŸları… Hasan’ın anlattığı efsaneye göre;”Nemrut’un Zeliha adında çok güzel, merhametli bir kızı varmış. Nemrut’un Hz.İbrahim’i cezalandırdığı sırada Hz.İbrahim’i gören, seven Zeliha gizlice O’nun inancını da kabul etmiÅŸtir. Hz.İbrahim’i babası Nemrut ateÅŸe attığında, Zeliha o kadar çok aÄŸlamış ki gözyaÅŸlarının düştüğü yer göl olmuÅŸ. Bu göle de Ayn Zeliha denilmiÅŸ. Urfa’da elinizle iÅŸaret ettiÄŸiniz herÅŸeyin hemen efsanesini anlatıyorlar.
Ağaçların, evlerin, taşların yani adım attığınız her yerin bir efsanesi var.
Hatta yediÄŸimiz çiÄŸ köftenin bile… Nemrut, Hz.İbrahim’i yakmak için ÅŸehirdeki bütün odunları toplatınca ocak yakamayan bir kadın çiÄŸ eti, baharatlarla taÅŸların arasında döverek piÅŸirir. O günden bugüne de en sevilen yiyeceklerden biri olur çiÄŸ köfte.
Urfa’nın gündüzlerindeki keyif ve sıcaklık gecelerine detaşınıyor. Urfa’da sıra gecesi eÄŸlencelerini görebileceÄŸiniz onlarca konukevi var. Biz Cevahir Konukevi’ni seçtik. Ancak yöre halkının da sıra gecelerine oldukça fazla katılım gösterdiÄŸini düşünerek mutlaka önceden yerinizi ayırtmanızda fayda var. İçeri girer girmez sizleri sanki evlerinde ağırlıyorlarmışcasına ilgi gösteriyorlar. Masanıza getirilen kebaplar, çiÄŸ köfteler, katmer ve mırranın yanında bir de Urfa türkülerini gerçek sahiplerinden dinleyince keyfinize keyif katılıyor.
Urfa’dan Harran yoluna doÄŸru giderken, burada Hz. Eyyub’un sabır çektiÄŸi maÄŸara ve Eyyub kuyusu bulunuyor. Hz.Eyyub bolluk ve huzur içinde yaÅŸarken sabrının imtihanı için kendisine hastalık, fakirlik veriliyor.
Hz.Eyyub isyan etmeden hastalığı bitene kadar bu mağarada kalmış. Bu mağraya Eyyub, sabır mağarası; topuğunu yere vurarak çıkan suyun olduğu yere de Eyyub kuyusu denilmiştir. Hz.Eyyub bu su ile yıkanarak iyileşmiş.
Urfa’ya geldiÄŸinizde içinizdeki huzur, mutluluk buradan ayrılırken yerini hüzne bırakıyor. Urfa’yı anlatırken ÅŸehri mi, efsaneleri mi anlattım bilemedim…Buradan ayrılırken tek birÅŸey söyledim; önümüzdeki bahar yine görüşeceÄŸiz…
Â


February 4th, 2009 at 12:50
E birde sıra gecesine katılmak lazım
February 6th, 2009 at 11:43
Sıra gecesi kesinlikle çok güzel. Bir de çarşıda İsot almayı da unıtmamak lazım.