Baylan Kup Griye

Baylan Kup Griyeİstanbul’da Kadıköy, Kadıköy’de Baylan. 

Ne gösterişli vitrini, ne de etrafınızda dolaşan garsonlar bekler sizi… Bir küçük gösterişsiz tabela, bir de salonun sonundaki arka bahçe… İçeri girer girmez çok eskiden kalmış bir pastane kokusu aldığınız Baylan’ da (80 li yıllarda çocuk olanların hatırayacağı bazı kokular vardır bakkal kokusu, pastane kokusu, vs..

şimdilerde pek yok.. zira bakkallar yerine supermarketler, pastaneler yerine cafeler var) masaların üzerindeki menünün arkasını çevirirseniz “Büyük Larousse” a dahi geçmiş olduğunu görebilirsiniz. Gelelim Baylan’ı Baylan yapan şu meşhur tatlıya. Tatlı mı desem, ballı dondurmamı desem, desem de yemesem yanında mı yatsam desem. Bir muhteşem lezzet… 100 milyon kalorilik Kup Griye! İçinde dondurma, bembeyaz krema, karamel, karamelize edilmiş kıtır kıtır şeker parçacıkları ve üzerindeki kedi dili ile 100 milyon kalori olması normal. Tatlıya benim kadar düşkünseniz bir değil 2 kup üst üste yiyip 200 milyon kalori almaya değer dersiniz. Ama bence demeyin. Tadının damağınızda kalması daha iyi… zira aldığınız zevkin sonucu olarak vücudunuza düşen şeker parçacıklarının sebebi kilolardan, bir daha ki sefere sizi Baylan’a getirecek sevgiliniz olmayabilir 🙂

Kup Griye’yi yerken nasıl yapıldığını bilip bilmediğimi soruyor bir şahsı muhterem. Eee tabi bu kadar iç çekerek yediğiniz, anlata anlata bitiremediği bir tadın nasıl yapıldığını bilmemeniz enteresan… Gerçekten nasıl yapılıyor şu iliklerimize giden şey? diye kendi kendime sorarken bakıyorum internete. Tarifini vermişler bir de… Kimin haddine griyenin tarifini vermek bilmiyorum. Griye’nin tek tarifi var. Önce Vapur sefası ile gidilir Kadıköy’e sonra geçilir caddeden, yukarı çıkarkan solunuza bakılır, Baylan görülüp arka bahçeye oturulur… Bu mudur? Bu’dur. Yine gidesim geldi… 🙂

Share this nice post:
© www.gezihane.com Tüm Haklar Saklıdır

2 Responses to “Baylan Kup Griye”

  1. rachel Says:

    Aah ah.Ben de geçen sefer dediğiniz gibi yapmıştım yoğun trafikli bir pazar günü Ankar’ya dönmeden önce.Ancak sakinlemiştim.
    Hararetle tavsiye ederim.Yalnız pastanenin ağırlama konusunda biraz Flamingo pastanelerinin yıllanmış çalışanlarından alacağı güleryüzlülük dersleri var.

  2. rachel Says:

    Baylan’ı da meğer Kahve Dünyası satın almış.
    50 li yıllarda edebiyat dünyasından müdavimleri Baylancılar akımı diye anılırmış.
    Bunlar arasında Attila İlhan, Oktay Akbal, Behçet Necatigil, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Haldun Taner, Cemal Süreyya, Salah Birsel, Peyami Safa, Orhan Kemal, Orhan Duru, Ahmet Oktay, Fethi Naci, Leyla Erbil, Tomris Uyar, Sevim Burak gibi yazarlar bulunuyordu. Beste Önkol’un Milliyet’teki 15 Kasım 2009 tarihli haberinden

Leave a Reply