Den Haag

Den Haag - BinnenhofAvrupa’nın küçük ama sevimli ülkesi Hollanda’yı genel olarak Amsterdamla sınırlandırırız. Türkiye’den Hollanda’ya yapılan birçok tur Amsterdam’a dır. Fakat bu sevimli ülkede Amsterdam’dan başka bu şirin ülkeyi; kültürü, tarihi ve insanlarıyla daha iyi tanıma şansı bulabileceğiniz birçok şirin, güzel ve gelişmiş şehir vardır. Bunlardan biri de Den Haag’tır. Den Haag deyince pek biliniyor olmasa da, Birleşmiş Milletler’in yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı yani Lahey Adalet Divanı deyince herkese bu ad tanıdık gelecektir. Kısaca Den Haag bizim daha çok bildiğimiz diğer adıyla Lahey’dir.   

Hollanda’nın güneyinde, Kuzey Denizi’nin kıyısında bulunan diğer adı ‘s-Gravenhage olan bu kent; Hollanda`nın başkenti Amsterdam olmasına rağmen, Hollanda hükümetinin bulunduğu ve aynı zamanda Hollanda kraliçesi Beatrix’in yaşadığı kent olduğu için yönetim başkenti olarak kabul edilir.

Den Haag’ta yer alan en önemli uluslararası kurum Uluslararası Adalet Divanıdır. Ayrıca Hollanda`da daki yabancı ülke konsoloslukların büyük bir kısmı, Birleşmiş Milletlere bağlı birçok kurum, Shell Oil gibi uluslararası şirketler de bu şehirde bulunmaktadır.

Mimari anlamda da, bu şehrin ziyaretçilerine sunabileceği geniş bir yelpaze bulunmaktadır. Den Haag’ın merkezinde ortaçağ, rönesans ve barok döneme ait birçok eser görebileceğiniz gibi modern Hollanda mimarisini de göreceğiniz birçok yapı mevcuttur.

Binnenhof, bir zamanlar saray olarak yapılmış ve şuan Hükümet Binası olarak kullanılmaktadır. Hollanda Mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan bu yapı 13. yüzyıldan bu yana Hollanda Hükümetlerine ev sahipliği yapmaktadır.

Lange Voorhout ise şehrin en eski sokağıdır. Ihlamur ağaçlarının arasında dolaşırken mevsim ilkbahar veya sonbaharsa şansınız var, çünkü açık hava sergisi size eşlik edecektir.

Modern mimari yapılar olarak olarak Belediye Binası, Merkez Kütüphane ve eski Belediye Binasının yanında yapılmış olan alışveriş merkezini görebilirsiniz.

Mauritshuis Müzesi Hollanda’nın en iyilerinden biridir, Amsterdamdakiler de buna dahil. Binnenhof’ın yanında yer alan bu müzede, Rembrandt van Rijn ve Johannes Vermeer gibi dünyaca ünlü Hollandalı ressamların eserlerini görebilirsiniz. Paleis Noordeinde ise, Kraliçe Beatrix’in çalışmaları için kullandığı saraydır. Halk için açık olmayan bu sarayı dışarıdan görebilirsiniz.

Panorama Mesdag Müzesi, Den Haag’ta mutlaka görün diyeceğim bir yer. Burası, kendi çevrenizde bir tam tur atıp Scheveningen’i tamamen gördüğünüz hatta yaşadığınızı, orada dolaştığınızı hissedip denize gitmek istediğiniz mükemmel bir deneyim yaşatıyor. 1881 yılında Hendrik Willen Mesdag tarafından yapılmış, 14 metre yüksekliğinde ve 120 uzunluğunda olan bu panoramik tablo, orjinal haliyle kalabilen en eski ve en büyük panoramik tablodur.

Şehirde görülebilecek bir diğer yer, oldukça geniş bir alana kurulmuş İstanbul’daki Miniatürk benzeri olan, Hollanda’nın tarihi ve önemli yapılarının küçültülmüş kopyalarının sergilendiği yer olan Madurodam’dır.
Zuiderpark; şehirde gezilmesi hoş, huzurlu sakin bir park.

Mauritshuis yakınlarında bulunan Bredius Museum, Museum de Gevangenpoort, Escher in Het Paleis görülebilecek yerlerdir şehirde.

Den Haag yakınlarında gezilmesini önerebileceğim, Delf Mavisi (Delfts Blauw) Porselenleri ile ünlü Hollanda’nın en eski yerleşim yerlerinden Delf, üniversitesi ile ünlü olan Leiden ve bir zamanlar dünya’nın en büyük limanına sahip olan ve çok sevimli bir liman şehri olduğunu düşündüğüm Rotterdam bulunmaktadır.

Hollanda’nın en popüler olan sahili Scheveningen de Den Haag’tadır. Hollanda sahillerinde denize girebilmek için en uygun yer burasıdır diyebilirim. Tabii yazın sıcak günlerinde gidiyor ve güneşi görebiliyorsanız bu şansınız var. Yalnız dürüst olmak gerekirse Türkiye gibi bir ülkenin sıcağına alıştıktan sonra bu çok zor. Denize giren Hollandalılara çok ta aldanmamak gerekir ki yazın sıcak bir gün olsa bile su oldukça soğuk; alıştığımız iklim ve sıcaklık farkını unutmamak lazım yani. Özellikle kumsalı çok güzel buranın. Zaten denize girmek şart ta değil, bu sahilin tadını çıkarmak için. Kumsalında yürümek, tüm kıyı boyunca sıralanan birçok café ve restaurant ‘larda oturup bişeyler yiyip içerken denizin keyfine varmak, bisikletle sahili dolaşmak alternatiflerden bazıları.

Tüm Hollanda da olduğu gibi Den Haag’ta da ulaşım aracı olarak, bisiklet en iyi tercih bence. Ben Den Haag’ı gezerken bisikleti tercih ettim ama kondisyonuna güvenmeyenler için tramvay da tercih edilebilir.

Yemek olarak, pek zengin olmayan genelde patates üzerine kurulu Hollanda mutfağından şeyleri her yerde bulabilmekle birlikte, ben türk yemeklerinden vazgeçmem diyenler çarşı içinde Türk Dönercisi de bulabilirler.

Ayrıca Den Haag’a gidecek olanlar için küçük bir bilgi olarak; ‘The Hague International Model United Nations’ adı verilen, Birleşmiş Milletler’in sivil toplum örgütü olarak heryıl Ocak ayının son haftasında bir konferans düzenlenir şehirde. 5000’e yakın katılımcısı olan bu konferansı bu veya yakın tarihlerde tatil planı yaparken göz önünde bulundurmak gerekir diye düşünüyorum.

 

Amsterdam yazımız için tıklayınız

Amsterdam Fotoğrafları için tıklayınız

Share this nice post:
© www.gezihane.com Tüm Haklar Saklıdır

Leave a Reply