Safranbolu

SafranboluMarmaranın doğusu, Karadeniz’in en batısı… Tarihi ipek yolunun üzerinde, bu yörelerin belki de en çok adından bahsedileni: Safranbolu. İstanbul’a 400 km, Ankara’ya 200km uzaklıkta Karabük’ün ilçesi Safranbolu Dünya Miras Listesi’ne ülkemizden girmeyi başarmış 9 özel yerden biri… Evleri, çiçeği, lokumu ile kendi halinde sizi oracıkta bekliyor. Yol boyunca nasıl bir yere varacağınızı merak edip, vardığınızda merakınızın ne kadar da haklı olduğunu anlayacağınız küçük bir kasaba. Safranbolu adından da gayet belli olduğu üzere ismini burada fazlasıyla çok yetişen safran isimli bitkiden almıştır. Şehir merkezine vardığınızda safran heykeli sizleri karşılıyor olacak.

Safranbolu adından da gayet belli olduğu üzere ismini burada fazlasıyla çok yetişen safran isimli bitkiden almıştır. Şehir merkezine vardığınızda safran heykeli sizleri karşılıyor olacak.Safranbolu Evleri, nam-ı diğer Safranbolu Konakları bu küçük kasabayı dünyaya tanıtan, en önemli yapılardır. Dünya mirası olduklarından Unesco tarafından koruma altında tutulan bu evlerin yanısıra kasabada doğa ve çevre dokusu içinde korunan. 1008 farklı kültürel esere de ev sahipliği yapıyor. Cinci Hanı ve Hamamı, Hükümet Konağı, Yemeniciler Arastası, Çeşmeleri ile aslında hepsi bu mirasın ayrılmaz birer parçasıdır.

Genellikle 2-3 katlı, 6-8 odalı, cumbalı, her odasında birden çok penceresi olan çok ince ustalıkla yapılmış bu evlerin dış estetiği kadar içlerine de büyük özen gösterilmiştir. Yuksek taş duvarların üstünde süslemeler, evlerin avlularındaki havuzlar, hatta merdiven korkulukları ve kapı tokmaklarına kadar herşey adeta insanı hayran bırakıyor.

Safranbolu’nun evleri kadar doğası da görülmeye değer. 1gr ı ile yüzbin katı kadar sıvıyı sarıya boyabilen safran burada yetişmektedir. Meşhur safranlı pilavı, safranlı lokumları, zerdesi ile her köşebaşında hem damağınıza hem gözünüze hitap edecek.

Safranbolu’da tatilin başka bir güzel tarafıda klasik otellerde değil, pansiyonlara çevrilmiş tarihi konaklarda kalmak. Bu konaklar asla tarihi dokusu bozulmadan dışarıdan gelen yerli, yabacı turistlere aynı otantik hava içinde ev sahipliği yapıyor. 116 metre uzunluğunda, 6 kemerli su kemeri İncekaya, Hıdırlık tepesi ve konakları görmeden; tarihi evlerde konaklamadan, safranlı lokumunu ve her köşebaşında satılan gözlemesini yemeden, fasl-ı sefa yapmadan Safranbolu’dan dönmeyin… Bir hatırlatma daha, buraya kadar gelmişken 90 km uzaklıktaki Amasra’ya da uğramadan geri dönmeyin derim. Benden söylemesi…

 

Karadeniz Gezi Planı için tıklayınız

Share this nice post:
© www.gezihane.com Tüm Haklar Saklıdır

Leave a Reply