Hafız Mustafa 1864

Hergün geçtiğimiz sokaklarda, belki de evimizin hemen yanıbaşında açılmış yeni yeleri bile arık farkedemiyoruz. bir bakıyoruz, sağımızda solumuzda bir baklavacı, bir pastane, bir kebapçı açılmış; ertesi gün bir bakıyorsunuz kapanmış. Ne zaman açılıp, ne zaman kapandığının farkına bile varmıyorsunuz.
Ya fazlasıyla tüketim toplumu olduk, ya da çok seçiciyiz; -ki sadece farkındalık yaratıp lezzetini, tadını, adını ilk günkü gibi koruyanlar ayakta ve hatırda kalabiliyor.

İşte tam böyle bir şekerci, böyle bir tatlıcı, böyle bir sıcak, sıcacık bir müesse Hafız Mustafa. “Müessese” diyorum, çünkü tam adını koyamıyorum; tatlıları mı, şekerleri, çayı mı, türk kahvesi mi, reçelleri mi, meyve marmelatları mı… bütün bu lezzetleri ve fazlasını tek bir isim altında toplamak haksızlık olur..
Hafız Mustafa 10 değil, 20 değil, 50-100 değil tam 145 yıldır aynı yerinde hiç bozulmadan, tadlarına daha da tad katmayı başarmış.


Eminönü Mısır Çarşısı’ndan Yeni Camii ve kuşçuların sırasında yürüdüğünüzde hemen sol tarafta köşede ihtişamlı vitriniyle sizi karşılıyor Hafız Mustafa. İhtişamı ne lüks döşenmiş dekorasyonunda, ne allı pullu bardaklarında.. Aksine ahşap otantik dekorasyonu, tam anlamıyla ince belli bardaklarıyla demleme çayı,ve muhteşem tadlarından.

Burada birşey yemek inanılmaz zor, karar verip de seçtiyseniz bravo! Sütlü tatlıları, şerbetli tatlıları, pastalar, ekler ve evinize alabileceğiniz doğal şekerlemeler; marmelatlar, envai çeşit reçeller… benim tercihim farklı tadlardaki sütlü tatlılardan yana oluyor. Kestaneli muhallebi, sakızlı muhallebi, -başka yerde bulamayacağınız zerde, portakallı muhallebi, kazandibi, aşure supangle saymakla bitmez. Tatlıyı o kadar çok seven biriyim ki ve ilk kez burada gözümün de midemin de, gönlümün de doydunu hissettim. Gönlümün de diyorum; çünkü çalışanların her biri o kadar değerli insanlr ki, sanki evlerine gelmişsiniz gibisizi ağırlıyorlar. gözleri tabağınızda, kaşığı bıraktığınız anda “yoksa beğenmediniz mi, hemen başka birşeyle değiştirelim” diyorlar. Beğenmemek mümkün mü,o zaman, size akide ikram edelim diyorlar tatlı yerken bir de akidenizi, badem şekerinizi yiyorsunuz.


Tatlınız, yanında ince belli bardakta sıcacık çayınızla keyif yapmak istiyorsanız, her neredeyseniz, yolunuz Emiönü’ne düşsün. – ki bu keyiften kendinizi mahrum etmeyin…

Share this nice post:
© www.gezihane.com Tüm Haklar Saklıdır

Leave a Reply